STATÜKOCULARI ANLAMAK

Yaşadığımız yüz yılı bu kadar enteresan hale getiren tek gerçek değişim kavramıdır. Değişim bu yüz yıla damgasını vuran tek değişmezdir. Bu gerçeklere rağmen genellikle doğu toplumlarında değişim geç algılanır ve geç gerçekleşir. Doğu toplumlarının kaderidir değişime liderlik edememek ve değişime hep seyirci kalmak. Bunun tek istisnası ise Japonya’dır. Japonlar doğulu olmasına rağmen değişimi anlamışlar ve değişime liderlik etmişlerdir. Dünyanın en kötü coğrafyasına sahip olukları halde Nedir statüko?  Peki nedir değişim?
Statüko bir alışkanlık halidir.
Statüko bir hastalıktır. Hem de tedavisinin  değişim olduğu, zamanında müdahale edilemez ise sonucun ölüm olacağı hastalıktır.
Statüko kolaya kaçmaktır.
Statüko körü körüne bağlılık halidir.
Statüko teslimiyetçilik halidir.
Statüko başkalarını takip etmektir.
Statüko boyun eğmektir.
Statüko doksanıncı dakikada gol yemektir.
Statüko fazlalıktır.
Statüko problemdir.
Statüko yolara taş koymaktır.
Statüko taşları eteğine toplamaktır.
Statükocular dinozorların kendisidir. Fakat nesillerinin tükendiğine hala inanmazlar.
Değişim eski alışkanlıkları terk etme halidir.
Değişim bir başkaldırıştır.
Değişim sancılıdır.
Değişim acılıdır.
Değişim zor olanı seçmek ve zor olan bu yolda gitmektir.
Değişim gerekliliktir.
Değişim zorunluluktur.
Değişim taşın altına elini sokmaktır.
Değişim doksanıncı dakikada gol atmaktır.
Değişim çözümdür.
Değişim yapmasını ve yakmasını bilmektir. Bazen çölde Hz. Nuh gibi gemi yapmak, bazen Tarık Bin Ziyad gibi denizde gemileri yakmaktır.
Değişimciler statükocuların baş belasıdır. Çünkü yaptıkları ya da yapacakları işin yanlış olduğunu düşünürler. Statükocuların dayanak noktası ya da güvenceleri ise geçmiş ya da bugündür. Statükocuların bir şekilde başarılı olması zaten problemin ne kadar çetrefilli olduğunu göstermektedir. Fakat altı çizilmesi gereken nokta ise gelecekte statükocu düşünce ile başarı yakalanamayacaktır. Başarı için hatta  daha radikal bir  tabirle hayatta kalmak için değişim şarttır. Siz statükoculukta ısrar edin çünkü mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla dolup taşmıştır. Buna rağmen çevrede pek çok statükocu kişiler vardır. Onlar gemilerin yapılması yerde yakarlar, yakılması yerde ağlarlar. Onlar dünün doğrularıyla yarını bulmaya çalışırlar. Taşın altına elini de sokmazlar. İşte statüko budur ve onlara göre hayatın özünde de bu vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>